AVRUPA

VİYANA GEZİ REHBERİ

Avusturya’nın başkenti olan Viyana aynı zamanda klasik müziğin de doğduğu kent olarak bilinir. Mozart ve Beethoven’ın doğduğu şehirlerden Viyana’ya geldiği ve bu şehirde vefat ettiği bilinmektedir. Gezi yazımın ilerleyen satırlarında size bu iki klasik müzik sanatçısının müze haline çevrilmiş evlerini de göstereceğim.

Gezi yazıma başlamadan önce biraz Viyana hakkında konuşmak istiyorum. Avusturya’nın en küçük eyaleti olan Viyana aynı zamanda ülkenin en yoğun nüfuslu bölgesidir. İki milyona yaklaşan bir nüfusu olan Viyana’da Türk nüfusu da azımsanacak bir sayıda değildir. Benim üç günlük seyahatim boyunca yüzden fazla Türk’le karşılaştığımı söyleyebilirim.  Uzun yıllar boyunca Habsburg Hanedablığına ev sahipliği yapan bu şehir de hanedanlığın en son kaybedildiği şehirdir. Kentin en önemli gezilesi yerlerinden biri olan Schönbrunn sarayı da Habsburg Hanedanlığının yazlık sarayı olarak kullanılmaktaydı. Kent sakinleri şehri ilçelere bölmeye değil de numaralandırarak ayırmayı tercih etmişlerdir. Her ne kadar her bölgenin bir ismi olsa da genellikle insanlar 1-23 arası ayırdıkları şehri numaralarla bölmüşlerdir.

Viyana’da gezilecek yerler

1) Aziz Stephan Katedrali / Saint Stephen’s Cathedral

Viyana şehrinin merkezinde konumlanan (metro – Ubahn Stephanplatz U1 – U3) bu katedral şehrin simgesidir. Şehrin tam merkezinde konumlandığından dolayı burayı görmeden şehirden ayrılmanız pek mümkün olmayacaktır. 1160 yılında tamamlanan (Vikipedi’de 1365 yazar ve bu yanlıştır) katedralin en uç noktasının yerden yüksekliği 136.7 metredir.  Roma Gotik mimarisine göre yapılan bu katedrale giriş için farklı tarifeler var. Eğer ana kapıdan girip katedrali ana hatlarıyla görmek istiyorsanız bunun için herhangi bir ücret ödemek zorunda değilsiniz. Yine ana kapıdan girip katedralin önemli parçalarını yakından görmek ve kulaklıkla rehber hizmeti almak istiyorsanız bunun için ücret ödemeniz gerekmektedir. Ayrıca katedralin tepesine çıkan 343 merdiveni çıkıp güzel bir manzarayla karşılaşmak istiyorum diyorsanız bunun bedeli de 4.5 Euro

2) Schönbrunn Sarayı

Viyana’da gezilecek yerlerin başında olan Schönbrunn Sarayı 1750’lerden en yetenekli imparatoriçelerden biri olan ve aynı zamanda Habsburg İmparatoriçesi Maria Teresa tarafından tamamlatılmıştır. Aziz Stefan katedrali gibi bu saray da gotik mimamiye sahiptir. 1450 adet odası bulunan bu sarayın bahçeleri de görülmeye değerdir. Eğer sarayın içine göz atmak istiyorsanız auto-guide kulaklıklar alarak (8 euro’dan başlar) sarayı anlayarak gezebilirsiniz. Sarayın etrafındaki bahçeler de görülmeye değer güzelliktedir. Botanik müzesi, ve hayvanat bahçesine de farklı biletler alarak girebilirsiniz. Schönbrunn sarayı diğer turistik mekanlara göre biraz daha şehir dışında kalmaktadır. (Ulaşım için uBahn 4 – Schönbrunn)

 

3) Hofburg sarayı

Yazımın önceki kısımlarında bahsettiğim gibi Habsburg hanedanlığı Viyana için tarihi açıdan önemli bir yere sahiptir. Hanedanlığın yazın kullandığı Schönbrunn sarayı turistlerin daha çok ilgisini çekse de (Bence de daha güzel) Habsburg sarayı bu hanedanlığın asıl merkezidir. 1650’lerde, yani yazlık saray inşa edilmeden yaklaşık 100 yıl önce tamamlanan bu sarayda beş milyona yakın tarihi eser bulunmaktadır. İçeri girmek için ödediğiniz 11.5 euro dahilinde sesli rehber (auto-guide) alabiliyorsunuz.

4)Opera – Viyana Devlet Operası

 

Müzik ve Viayan derken Viyana’nın görülmeden dönülmeyecek bir başka yeri de tabiki de Opera oluyor. Yılda yaklaşık altı günde bir opera sahnelenen bu binada operaya gitmek istiyorsanız seyahatinizden önce mutlaka biletinizi almalısınız. Biletler çok önceden tükenebilir. Benim gibi operaya karşı fazla bir merakınız yoksa günde iki defa yapılan rehberli opera binası turuna katılabilirsiniz. 6.5 euro olan bu tur yaklaşık 45 dakika sürmektedir. bu ücreti ödedikten sonra Pavarotti’nin bir zamanlar çıktığı sahneye çok ama çok yakın olabilirsiniz.  Ek bir bilgi olarak söylüyorum, 1840’larda yapılan bu bina ikinci dünya savaşında üzerine düşen bombalardan ötürü fazlasıyla zarar gördü ve tekrardan açılması on yılı aldı.

5) Doğa tarihi müzesi

Şu ana kadar yaşamış ve yaşayanların müzesidir. Benim içine girme şansım vakit sıkıntısından dolayı olamadı ama eğer siz giderseniz mutlaka uğrayın. Yazımı yazmak için araştırmasını yapmıştım. Biletler yaşınıza göre 5-10 euro arasındadır ve gelmişken gidilesi bir müzedir.

6)Viyana Sanat tarihi müzesi

Açılışı 1872’de yapılan bu müze Avusturya – Macaristan imparatoru 1. Joseph tarafından açılmıştır ve içinde Velazquez, Raphael’den eserler barındırmaktadır. İçeri giriş 19 yaş altı gençler için ücretsiz, diğerleri için ise 14 euro’dur.

 

7) Karl Kilisesi

IV Karl tarfından yaptırılan bu kilise, yaptıran hanedanın ismini taşısa da aslında başka bir Karl için yaptırılmıştır. Hanedan IV Karl 1560’lı yıllarda cüzzam salgınında halkın umudu olan doktor Karl adına yaptırmıştır bu kiliseyi. Bu kiliseye bakınca benim ilk aklıma gelen yer Tac Mahal oldu. Roma barok stili olan bu kilisenin iki sütunu da Roma’dan getirtilmiştir. Kilisenin önünde küçük bir süs havuzu bulunmaktadır, süs havuzu diyorum ama yaz sıcağında isteyenler ayaklarını uzatabilirler. Benim çekildiğim bu fotoğrafta her ne kadar sadece ben gözüksem de başka insanlar da ayaklarını suya uzatmnıştı hatta bebeklerini yüzdüren bir Viyana’lı abimiz de oradaydı.

 

 

Viyana’lı olmak

Viyana’da konaklama olarak tercih ettiğim Couch Surfing vesilesiyle bir Viyana’lı hanım efendi’nin evinde kaldım. Kendisi sanat tarihi okuduğundan genel kültürü bayağı yüksek olan bir kadındı. Her ne kadar ilk gün bizimle olmasa da ikinci günün akşamında bizi bir Viyana’lıymışız gibi gezdirmeyi teklif etti; Kırmak kimin haddine! Bu güzel teklifi kabul edip yola koyulduk.  Akşam yemeğinden sonra dışarı çıktığımız için bir şeyler içmeye götüreceğini söyledi bizi. Kaldığımız yer şehir merkezinden uzaktı, üstüne bir de yürüyerek gideceğiz deyince biz gideceğimiz yerden pek fazla tatmin olamayacağımızı düşündük fakat yanılmışız, hem de ne yanılmışız. Öyle güzel yerlere geldik ki Fethiye/ Üzümlü yolları aklıma gelmişti. Tam Üzümlü’yü düşünürken bir de ne öğrenelim, burası ev yapımı şarap mekanlarının bulunduğu sokaklarmış

. Yok ya burası Üzümlü derken yolun yanında Haus Der Beethoven, Beethoven’ın evini gördükten sonra kendime geliyorum ve diyorum ki evet burası Viyana. (Aşağıdaki resimde görebilirsiniz)

Beethoven burada vefatından önce kısa bir süre yaşamış ve ayrılmış. Bu bilgiden sonra Viyana’lı olmak yazıma devam ediyorum…

Neyse… Oturalım artık bir yere diyoruz ve ev sahibim Matina’nın bize önerdiği yere gidiyoruz. Girişte pek fazla bir şey gözükmese de bahçe kısmına geçiyoruz ve her masanın dolu olduğunu görüyoruz, yaş ortalaması olarak baktığımızda ortalamanın 55 üstü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ama gerçekten bir turistin buraya gelmesi gerekir diye düşünüyorum.

 

Hesabı ödemek için kalkıyorum en sonunda, dört kişinin ev yapımı şarap içtiği ve bir arkadaşımın bira içtiği yerde hesap 8.80 euro. Böyle bir yer ve ortama göre gerçekten mükemmel bir fiyat!

Ertesi gün kalktığımızda ise diyoruz ki hadi gidelim pikniğe. Nereye gidelim dedikten sonra tabiki de tartışması yapılmadan karar veriliyor; İstikamet TUNA NEHRİ!

 

Viyana’da ne yenir?

Viyana’da tabiki de şehrin adını taşıyan Viyana Usulü şinitzel yenir. Asıl soru nerede yenir? İlk önce bir şeye açıklık getirmek istiyorum, şinitzel bildiğimiz şinitzel diyebilirsiniz, bunun nesi özel diyebilirsiniz ama bilinenin aksine Viyana Şinitzeli dana etinden yapılmaktadır. Ben bunu yeni öğrendim ve çok şaşırmıştım, tadı da gerçekten Viyana’da bir farklı. Önceden yaptığım araştırmalar sonucunda Figlmüller restoranı öneririm. Restoranın elli metre arayla iki adet yeri bulunmakta. Biz ilk önce meşhur olana gittik ama Pazartesi gününe kadar rezervasyonların dolu olduğunu cevabını alınca diğer yerine yöneldik (Cuma günü gitmiştik) Şinitzelin fiyatı 14 Euro ve porsiyonu gerçekten büyük. 6 kişi gittiğimiz mekanda ben ve arkadaşım bir şinitzel ve bir patates salatası söyledik ve bölüştük. İkimiz de doyduk

 

Viyana’da şehir içi ulaşım

Viyana’da eğer gitmek istediğiniz müzeler varsa ve yürüyerek gezmek istemiyorsanız Vienna Card alabilirsiniz. Bu kart size hem müzelerde indirim sağlayacaktır hem de sınırsız tramvay-metro kullanım hakı verecektir. Tramvay demişken söyleyeyim Viyana’da tramvay kullanımı çok yaygındır, çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Viyana’da diğer çoğu Avrupa şehrinin aksine günlük değil saatlik (24 – 48 – 72) biletler satılmaktadır. Biz Cuma akşamı aldığımız 48 saatlik bileti Pazar akşamına kadar kullandık (13.5 euro) Bu ulaşım kartını aldıktan sonra Metro girişlerindeki yerlere okutuyorsunuz ve biletinizi aktif hale getiriyorsunuz. Eğer bunu yapmazsanız ve kontrole yakalanırsanız cezası 100 Euro. Kontrol demişken şunu da söyleyeyim, biz Viyana’da üç gün kaldık ve bir kez bile kontrol olmadı, halka olan bir güven var, araştırmalara göre Avrupa’nın en yaşanır şehri seçilmesinin de güvenle alakası olmalı, biz de Viyana’nın bu saygı duyulması gereken özelliğine saygı gösterip kontrole rastlamayacağımızı bilsek de biletimizi aldık.

 

Mutlaka

Mutlaka Toruist Information’a uğrayın!

Big Bus turuyla pazarlık yapın.

Dondurma yiyin

Şinitzel Yiyin

Tuna Nehri’ne gidin

 

 

 

Yorum yazmak için tıklayın!

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Çok Popüler!

Yukarı