DoyasıyaListe

Türkiye’nin En İyi Kanyonları

Bu listeye başlamadan önce Uşak ilinde yer alan Ulubey Kanyonları’ndan bahsetmeden geçemedik. Amerika’daki Grand Kanyon’un ardından dünyanın en büyük 2. Kanyonu’dur burası. Şaşırtıcı değil mi? Eğer isterseniz buraya TIKLAYARAK kanyonda 360 derece tur yapabilirsiniz.

ULUBEY KANYONLARI

ULUBEY

Ulubey Kanyonu (Ulubey Canyon) Uşak ilinin Ulubey ilçesi sınırları içerisindedir. ABD deki Arizona Eyaleti sınırları içersinde buluvnan Büyük Kanyon dan sonra dünyanın en büyük 2. kanyonudur. Bugüne kadar bilinmeyen kanyon, Ulubey Çayı ve Banaz Çayı boyunca devam eden bir ana kanyon ile buna bağlanan onlarca büyük yan kanyonlardan oluşur. Ulubey çayı, bütün kanyonu adeta saklı bir cennete çevirmiştir.

Ulubey’de ilin güney ve güney batı kesimlerinde jeolojik yapının özelliğinden dolayı oluşan Ulubey Kanyonu, kanyondan geçen Dokuzsele Deresi’nde meydana gelen kirlilikten dolayı turizme açılamıyor. Kanyonun, dibinden geçen Dokuzsele Deresi temizlendiğinde yamaç paraşütü ve doğa turizmine açılması planlanıyor.U

Kanyonda her türlü meyve ve sebze yetiştirilir. Kanyona toprak yollardan iyi bir arazi aracı ile inebilirsiniz veya belirlediğiniz bir güzergahta grup halinde yürüyüş yapabilirsiniz. . Banaz çayında sal sporları, kayalıklarda tırmanış, kanyon boyunca balonla gezinti yapılabilir. Ulubey İlçesi, Uşak merkeze 29 km mesafededir ve gün boyu toplu taşıma imkânı vardır. Uşak merkezinde konaklayabilir ya da kanyona hakim tepelerde çadır kurabilirsiniz.

Ulubey Kaymakamlığı tarafından 2015 yılında hizmete açılan Kanyon Cam Teras Park 302 metrekare büyüklüğünde bir kafeterya ve 135 metrekare büyüklügünde camdan oluşan seyir terası yaptırılmıştır.Cam terasta metrekaye düşen ağırlık 801.2 kğ.dır.Camlar 30mm kalınlığında  ve kurşun geçirmez özelliğe sahipdir.

KAYNAK : http://www.usaktanitim.gov.tr/default.aspx?x=fotolar&id=7

Hürriyet’te yer alan habere göre ise Türkiye’nin En İyi 10 Kanyonu Aşağıdaki Gibidir

1. Valla Kanyonu – Kastamonu

2. Köprülü Kanyon – Antalya

3. Karacehennem Boğazı – Kastamonu

4. Eşen Çayı Kanyonu – Muğla

5. Çoruh Vadisi – Erzurum

6. Saklıkent – Muğla

7. Güver Kanyonu – Antalya

8. Ihlara Vadisi – Niğde

9. Lamas Kanyonu – Mersin

10. Göksu Kanyonu – Mersin

VALLA KANYONU

Yabani hayvanlara ev sahipliği yapıyor

Kastamonu’nun Pınarbaşı İlçesi Muratbaşı Köyü sınırları içinde. Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği bölgeden başlayıp, Cide İlçesi istikametinde 12 kilometre uzunluğunda devam ediyor. Girişi son derece zor olan kanyonun, yan duvar kayalarının yüksekliği yer yer 800-1200 metreye ulaşıyor. Devrekani Çayı ve Kanlıçay’ın kesiştiği noktadan rahatlıkla seyredilebilen kanyon suyun kayaları aşındırmasından oluşmuş. Milli Park içinde olan kanyon turizme açık. Ankara’dan 270 kilometre, İstanbul’dan ise 450 kilometre uzaklıkta. İçerisinde tesis yok. Doğal özellikleri ve şelaleleri doyumsuz güzellikte. Sarp kayalıklarında kartal, akbaba, atmaca, doğan gibi tüm yabani hayvanları barındırıyor. Doğal tuzaklar ve tehlikelerle dolu kanyonun teçhizatsız ve rehbersiz geçilmesi mümkün değil.

KÖPRÜLÜ KANYON

Önemli bir rafting merkezi

Antalya kent merkezinden 85 kilometre uzaklıkta. Manavgat’ın 63 kilometre kuzeydoğusundaki Taşağıl Beldesi Selge Antik Kenti’nin hemen yanında yer alan Köprülü Kanyon, 14 kilometre uzunluğunda. Derinliği bazen 300 metreye ulaşıyor. Su kaynağının dere yatağını aşındırmasıyla oluşan kanyona sadece özel araçlarla ulaşılabiliyor. Köprülü Kanyon’da küçük bir dinlenme tesisi ve konaklama için 40 kişilik bir pansiyon var. İçinde sadece Akdeniz’e has olan Akdeniz servisi bulunuyor. Zakkum, yabani gül, ılgın, böğürtlen gibi bitkiler yetişiyor. Ayrıca tilki, kurt, yaban keçisi, kunduz, keklik, turaç, yabani güvercin, çulluk, üveyik, porsuk, kartal ve doğan da görülebiliyor. Önemli rafting ve trekking merkezi.

KARACEHENNEM BOĞAZI

Turizme açık ama tesis yok

Kastamonu’nun Küre İlçesi’ne bağlı Belören Köyü’nde bulunan 500 metre yüksekliğindeki Karacehennem Vadisi iki parçadan oluşuyor. Birincisi 2 kilometre uzunluğunda Ersizlerdere Kanyonu, ikincisi ise 3 kilometre uzunluğundaki Karacehennem Boğazı. Küre İlçesi’nden 8 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Binlerce yıllık tarihe sahip Karacehennem Boğazı suyun kayaları aşındırmasıyla oluşmuş. Turizme açık ancak içinde tesis yok. Ana yolda 500 metre mesafede yerli ve yabancı turistlerin konaklayacağı kafe bulunuyor. Ankara’ya 300, İstanbul’a ise 550 kilometre uzaklıkta. Yeşil, tepelik ve dağlarla kaplı bir doğa harikası. Bölgede yaban domuzu, ayı ve tavşan gibi yabani hayvanlar yaşıyor. Teçhizatı olan herkes doğa sporu yapabiliyor.

EŞEN ÇAYI KANYONU

Çamur banyosu yapabilirsiniz

Antalya Akdağlar’ın kuzeyinde, Kızılcadağ’dan doğan Eşen Çayı, kollarıyla ile Saklıkent Kanyonu ile Eşen deltasını oluşturarak Akdeniz’e dökülüyor. 125 kilometre uzunluğundaki çayın 80 kilometresi Muğla sınırları içinde. Eşen Çayı yaz aylarında özellikle kano turuna katılmak isteyenlerin akınına uğruyor. Yapılan turlar, 15 kilometrelik bir mesafe kano ile geçilerek Patara kumsalında son buluyor. Güzergahın bir bölümünde çamur banyosu molası veriliyor. Kokusuz çamur havuzlarına balıklama atlayıp baştan aşağı çamura bulananlar fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyor. Çamurdan kurtulmak için tek yol Eşen Çayı’nın buz gibi sularına kendinizi bırakmak. Nehrin etrafında okaliptus ağaçları yükseliyor.

ÇORUH VADİSİ

Kanyon asma köprülerle süslü

Gürcistan’ın Batum kentinde denize dökülen Çoruh Nehri, Artvin’in Yusufeli ve Erzurum’un İspir ilçelerine kadar uzanan yaklaşık 460 kilometrelik bir alanı kapsıyor. Çoruh Nehri Vadisi, tümüyle turizme açık. Artvin – Yusufeli ve Yusufeli – Erzurum arası çalışan otobüs ve minibüslerle Çoruh Vadisi’nin her yerine ulaşmak mümkün. Buralardaki ilçelerde küçük oteller ve pansiyonlar var. Nehir boyunca uzanan ve zaman zaman kanyon halini alan sarp kayalar, taş ve asma köprülerle süslü. Yöreye özgü ahşap evler vadiye değişik bir güzellik katıyor. Bu arada Yusufeli’nde Çoruh Nehri’nin kolu olan Barhal Çayı, rafting için Türkiye’nin en önemli birkaç parkurundan biri olarak gösteriliyor.

SAKLIKENT

En çok turist çeken yerlerden biri

Fethiye’ye bağlı Kayaköy sınırları içerisindeki Saklıkent Kanyonu, 18 kilometre uzunluğunda ve 300 metre derinliğinde. Türkiye’nin en çok turist çeken kanyonları arasında. Her yıl ortalama 200- 250 bin kişi ziyaret ediyor. Roma Dönemi’ne ait 16 mağaranın bulunduğu kanyon, suların aşındırmasıyla oluşmuş. 2- 3 bin yıl önce sığınak olarak kullanılmış. Dik vadi yamaçlarına sahip Saklıkent Kanyonu Milli Park alanında kızılçam, karaçam ve sedir çoğunlukta. Ayrıca Aktez Yaylası’nın güneydoğusu, soğanlı bitkilerin endemik olarak yetiştikleri saha olarak biliniyor. Konaklama için ağaç evler, moteller ve restoranlar var. Rafting sporu yapılıyor.

GÜVER KANYONU

Doğa yürüyüşleri yapılıyor

Antalya’nın kuzeyinde Düzlercam Parkı yakınındaki Güver Uçurumu Kanyonu, 2 kilometre uzunluğa, 30 metre genişliğe ve 115 metre derinliğe sahip. Suyun kayaları aşındırmasıyla meydana gelmiş. Antalya merkezinden 20 kilometre uzaklıkta. Konaklama için bir tesis bulunmuyor ancak, Düzlerçamı Piknik Alanı’nda günübirlik konaklama yapılabiliyor. Akdeniz bitki örtüsü maki, ardıç, meşe, pırnal meşesi, sakız, keçiboynuzu ve funda gibi ağaç ve çalı toplulukları var. Parkta, Geyik Dağı keçisi, tilki, kurt, üveyik, kartal ve doğan kuşları da bulunuyor. Doğa yürüyüşleri yapılabiliyor.

IHLARA VADİSİ

İçinde 105 tane kaya kilisesi var

Aksaray il sınırlarında bulunan Ihlara Vadisi 14 kilometre uzunluğunda. Yer yer 150 ile 200 metre arasında değişen vadileri var. Aksaray merkezden dolmuşa binerek gidilebiliyor. Hasan Dağı’na yakın olan Ihlara Vadisi’nde geçmiş zamanda yaşanan volkanik püskürmeyle oluşan volkanik tabakaların ve buradan çıkan bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğumasıyla ortaya çıktığı varsayılıyor. Vadi Ihlara Kasabası’dan başlayıp, Selime Kasabası’nda son buluyor. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler var. Bazı barınaklar ve kiliseler ise yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirlerine tünellerle bağlanıyor. Vadi içerisinde bulunan 105 kiliseden bazıları ziyaretçilere açık.

LAMAS KANYONU

Cennetten bir köşe

Mersin’in Erdemli İlçesi’ndeki Lamas Kanyonu, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı. Toroslar’dan doğan Limonlu Deresi’nin kıvrımlar yaparak denize kavuşurken oluşturduğu 114 kilometrelik Lamas Kanyonu, zaman zaman 200 metre yüksekliğe ulaşan iki taraflı dik duvarlara sahip. Patika bir yol kanyon boyunca uzanırken, ziyaretçiler çayda yüzme imkanı buluyor. Tarihi mekanlar ve meyve bahçeleri trekkingçiler ve kampçılar için vazgeçilmez yerlerin başında geliyor. Lamas Kanyonu’nun Limonlu beldesi yakınlarında Kayacı Vadisi ise cenetten bir köşe. Vadiye günübirlik turlar düzenleniyor. Çaya paralel piknik alanında, Lamas Nehri üzerinde oturma yerleri bulunuyor.

GÖKSU KANYONU

Su sporları için elverişli

Orta Toroslar’dan doğan Göksu Nehri, rafting ve kano sporu tutkunlarının uğrak yeri. Ermenek Çayı ve Pirinçsuyu’ndan oluşan iki kol, Mut İlçesi’nin Suçatı Köyü’nde birleşip, Göksu adını alıyor. Nehir 260 kilometre uzunluğunda. Akarsu sporları için elverişli, geniş bir yatağa sahip. Nehir, Mut’u geçtikten sonra derin ve sert yamaçları olan bir kanyona girerken, nehirle kanyon duvarlarının yüksekliği zaman zaman 100 metreyi buluyor. Genellikle yavaş akışlı bir nehir olması nedeniyle raftinge yeni başlayanların deneyim kazanmaları için son derece uygun. Kano sporları da yapılıyor.

Mehmet Yaşin – Gezgin, yazar

Özcan Yüksek – Atlas Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Şerif Yenen – Tur Rehberleri Birliği Başkanı

Faruk Pekin – Acente sahibi, kültür turlarının babası

Yankı Tansuğ – Ekstrem spor malzemeleri satan Adrenalin’in sahibi

Halim Diker – Doğa fotoğrafçısı

Ali İhsan Gökçen – Doğa fotoğrafçısı

Bünyad Dinç – Dağcılık rehberi

Doç. Yıldırım Güngör – İ.Ü. Dağcılık Kolu Başkanı

Cüneyt Oğuztüzün – Atlas Dergisi fotoğrafçısı

 

Yorum yazmak için tıklayın!

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Çok Popüler!

Yukarı