Türkiye

Sevinç’in Balkanlar Seyahati #1 | Makedonya

Merhaba Sevgili Gezginler ,

6-17 Haziran tarihleri içinde arkadaşım Kaan Özkan ile birlikte yapmış olduğumuz Balkan turu hakkında rotamızdan başlayarak kaldığımız, gezdiğimiz yerlerden, yediğimiz içtiğimiz şeylere, ulaşımımızdan bu gezi boyunca ayırdığımız bütçeye kadar elimden geldiğince bilgi verip; Balkan turu yapmayı isteyen yahut düşünen arkadaşlarımıza yardımcı olmaya çalışacağım.

Makedonya, Arnavutluk, Karadağ, Bosna Hersek olmak üzere 4 ülke vardı planımızda. Ülkelerin hepsi vizeyle uğraşmadan sadece biletinizi alarak rahatça gezip görebileceğiniz yerler. 4 ülke 7 şehiri kapsayan rotamız hakkında detaylı bilgilere geçiyorum 🙂

MAKEDONYA-ÜSKÜP

6 Haziran sabahı Pegasus İstanbul Sabiha Gökçen-Üsküp uçağıyla başladı yolculuğumuz. Yaklaşık 120 TL civarı idi Üsküp bileti. (Geziye başlamadan 1 hafta önce aldık.) Üsküp Hava limanı bizim ülkemizdekilere kıyasla oldukça küçük. Günde yalnızca 1 sefer oluyormuş Türkiye’den. Pasaport kontrolünü çabucak geçip çıkışa doğru yola koyulduk. Çıkışta Vardar otobüsleri ofisinin yanında Halk Bank var. Para bozdurup 175 dinara şehre inebilirsiniz. Şehir merkezi için ineceğiniz durak Skopje Bus Station.

Şehre indiğiniz an fark edeceksiniz zaten, her yer heykellerden oluşuyor. İlk başta bu yanını bizim Eskişehir’imize benzetsem de şehir merkezine doğru her adımımızda gözümüzde biraz daha farklılaşıyor. Heykellerin hepsi sevgerçekten çok büyük. Opera salonunun, devlet binasının, müzelerin hepsinin önünde ayrı bir yapıt bulunuyor bulunduğu yerin içeriğini anlatan. Osmanlı’nın izlerini hala taşımakta olan kültürü, sıcak ve samimi insanları bu şehre ne kadar çok artı kazandırmış olsa da gezilecek görülecek turistik yerleri oldukça az. Bu şehir için bir günü yeterli gördük biz. 7’si sabahı Matka Kanyon’una gitmeye karar verdik. Tavsiyem, sizde Üsküpü merkez olarak ele alıp içinde çok vakit harcamadan çevresindeki doğa güzelliklerini rotanıza ekleyin.

 

 

 

Vardar nehrinin kenarında şehrin en önemli yeri olan Makedonya Meydanın da kalmaya karar verdik. İnternetten bir daire tuttuk. Daire tutmamızın sebebi, hostellerle neredeyse aynı fiyatta olmasıydı Balkan yolculuğunuz boyunca bununla sıklıkla karşılacaksınız. Günlük ev kiralama sistemi çok yaygın ve ekonomik. Üsküpte evlerin günlük kirası 25-30 euro civarı. Bizim kaldığımız ev meydanın içindeydi kişi başı 12 euro ödedik.

IMG_1184

 

Makedonya Meydanı aynı zamanda yeme-içme mekânlarının, alışverişin odak noktası. Büyük İskender Heykeli, Gotse Delçev heykeli ve Dame Gruev heykeli de burada bulunuyor. Meydan üzerindeki Büyük İskender heykeli Bağımsız Makedonya Cumhuriyeti’nin 20.yılı anısına 2011’de Floransa‘da yapılmış ve meydana yerleştirilmiş.

IMG_1166

 

Ev işini halledip eşyalarımızı bıraktıktan sonra karnımızı doyurmak için eski çarşıya doğru yürümeye başladık. Her yer birbirine çok yakın, kolayca istediğiniz yeri bulabilirsiniz.

Makedonya Meydanı ile eski çarşıyı birbirine bağlayan vardar nehrinin üzerindeki Taş Köprüyle karşılaşıyoruz. Şehrin en önemli simgelerinden biri. Gece ışıklandırması da şehri çok farklı bir hale getiriyor. Mutlaka görün derim.

Eski çarşı, tüm ihtişamıyla Osmanlı’nın izlerini gözler önüne seriyor. İnsanların birçoğu Türkçe biliyor. Oraya kadar gelmişken Kapak Han’ı da görmelisiniz. Yine Osmanlı döneminden kalma bir yapı.

IMG_1199

Gitmeden araştırmamızı yapmıştık zaten, yolda da Türk amcaların tavsiyelerini dinledikten sonra Üsküp’te köfte yemek farz olmuştu artık.  Bir porsiyonun içinde yaklaşık 12-15 tane parmak uzunluğunda köfte bulunuyor. Gayet lezzetli ve doyurucu tavsiye ederim.

 

IMG_1223

 

Görmeniz Gereken Diğer Yerler

* Üsküp Kalesi, şehrin manzarasını görebileceğiniz güzel yerlerden biri.

* Mustafa Paşa Camii, 13. Yüzyıl Osmanlı döneminde yapılmış küçük, mütevazi bir yapı. Girişindeki taş süslemeleri kendi ülkemizin muhteşem camilerindeki kadar etkiledi beni.

IMG_1190

*Rahibe Teresa Evi, Üsküp’te doğup büyümüş dünya çapında ismini yaptığı gönüllülük esaslı çalışmalarla duyurmuş ünlü zağdın sembolize evi bulunuyor. Yazmış olduğu kitapları, eski mektupları ve fotoğrafları da evin içinde sergileniyor.

teresa

 

Diğer önemli yapıtlar ise 3.5 kilometrelik teleferik yolculuğu ile ulaşabileceğiniz Milenyum Haçı ve Ortodoks mimarisi izleri taşıyan Aziz Ohrid Kliment Katedrali. İkisinin de saatlerine yetişemediğimizden dolayı göremedik biz.

Her cafede Türk kahvesi bulmanız mümkün. Biz akşam Makedon birası Skopsko’yu denedik. 80 dinar idi. Hem uygun hem efesi andıran bir tadı var hoşumuza gitti. Denemekten zarar gelmez 🙂

Üsküp’te bulunduğumuz akşam bir protestoya denk geldik. Meydanın ortasını olduğu gibi kırmızı boyayla boyayıp tezahürat yaptı tüm halk. Gün içinde gezdiğimiz yerlerde de fark etmiştik. Tüm tarihi eserlere boya fırlatılmış. Nisan ayından beri düzenli olarak yapıyormuş bunu Üsküp halkı. Bu akşamın tek farkı geçen sene bugün meydanda bir çocuk ölmüş. O yüzden tüm caddeyi, kaldırımları kırmızı boyayla boyuyorlar. Gerçekten kan gölünü andıran, etkileyici bir görüntü vardı.

Çocuğun ölümünden hükümeti sorumlu tutuyorlar. Medya herkes ordayken Kaan ile acaba ne zaman polis duruma el atacak diye bekledik ama hiçbir şey olmadı. Özgürce istediklerini söyleyip dağıldı halk. Bu bilgileri öğrendiğim kişi eylemde bulunan kadınlardan biriydi. Türk olduğumu söyledim, gezi parkından bahsetmeye yeltendiğim an bildiğini söyledi. Sizin ki bizim protestolarımızdan çok daha büyük ve farklıydı dedi.

IMG_1219

7 HAZİRAN MATKA KANYONU

Sabah erken uyanıp otobüs terminaline gittik Matka kanyonuna gidebilmek için. Üsküp’ten 17 km uzaklıkta bulunuyor. 60 nolu otobüs ile 45 dakika gibi bir sürede rahatça ulaşabilirsiniz. Ücreti 35 dinar. Otobüsün bıraktığı yerden Matka kanyonunun girişine 10 dakikalık yürüme mesafesi var.

Bu yolculuğu sadece İstanbul-Matka-İstanbul şeklinde yapsaydım yine de hiç pişman olmazdım. Doğa harikası bir yer. İnsan yapımı şeylerden çok uzak. Bir restoran ve bir otel yer alıyor girişte. Otelde konaklamanın pahalı olduğunu düşünüyoruz tek olmasından mütevellit.

IMG_1234

 

MATKA KANYONUNDA KAMP YAPMAK İSTEYENLERİN DİKKATİNE:

Restoran ve otelin bulunduğu yakada kamp yapmak için alan yok maalesef. Otelin ilerisinde 8 kilometrelik trekking yolu bulunuyor. Belki ilerisinde kamp yapabileceğimiz alan buluruz umuduyla yolun sonuna kadar çantalarımızla birlikte gitmek gibi bir hata yaptık biz. Siz yapmayın 🙂

30 dinar karşılığında tekneyle sizi kanyonun diğer tarafına geçiriyorlar. Orada kamp alanı olduğunu söyledi restoran görevlileri. Yukarıya doğru 30 dakika tırmandıktan sonra göreceksiniz dediler. Biraz zorlu, eğimli bir trekking yolu. Yolunuzu kaybetme ihtimaliniz çok zor o konuda bir tedirginliğiniz olmasın. 40-50 metre aralıklarla taşların üzerinde işaretler var. Kırmızı daireler içi beyaz boyalı. Likya yolundaki işaretleri andırıyor. Biz yukarı da kamp alanı bulamadık fazla mı tırmandık bilmiyoruz ama karşımıza bir arazi çıktı. Kilise, çeşme, iki çardak ve bir kulübe ev bulunuyor. Yağmur yağdığı için çardakların içine çadırlarımızı kurduk. Manzarası çok güzel bir alandı.

FARKLI KONAKLAMA SEÇENEKLERİ: Eğer kamp istemiyorsanız otel seçeneği var söylediğim gibi. Bir diğer seçenek ise günü birlik gelip Üsküp’e tekrar dönmek. Matka Kanyonunda bir sürü yeni insanlar tanıdık. Çoğu gezip görüp akşam tekrar döndüler.

Bizim gibi kamp yapan bir ekip oldu sadece. Piotrek ve Emilia adında iki Polonyalı arkadaşımız, onlarda o günden sonra tüm gezi boyunca bize eşlik ettiler.

IMG_1306

Matka Kanyonunda Yapılacak Aktiviteler: Gölde yüzmek yasak fakat tadını çıkarabilmek için çok güzel ve uygun fiyatlara etkinlikler bulunuyor. Yarım saatlik tekne turlarına katılabilir yahut sizin belirlediğiniz saat limitiyle kano yapabilirsiniz.

IMG_1323

 

8 HAZİRAN OHRİD-STRUGA

IMG_1353

Sabah erkenden Matka Kanyonundan çıktık. 60 nolu otobüsle kanyona gelirken yolda Ohrid’e doğru giden bir otobandan geçmiştik. Tekrar o otobüse binip tabelayı gördüğümüz an inerek otostopla Ohrid’e gidelim diye planladık fakat otobüsün saatini kaçırdık. 1 saat sonra geçeceğini söylediler bir dahakinin. Taksi çağırmak zorunda kaldık.

Balkan turu boyunca unutmamanız gereken iki önemli husus:

1) Otobüs saatlerini, günde kaç sefer yapıldığını çok iyi öğrenin. Gideceğiniz sabah ayarlamaya çalışmayın, gerçekten çok zor oluyor. Bazı şehirlerin geçişinde otobüs maliyetini ayarlamış olmamıza rağmen oraya gidecek hiçbir araç bulamadık. Yollar bazen otostopu zorunlu kılıyor. Ya da araştırmadan yola çıkmak buna sebep oluyor 🙂

2) Taksiye binmeden önce pazarlık yapın. 60 dinar kişi başı diye başlıyorlar. Yok diyorsunuz adam birden 30 dinara düşürüyor. Gözü açık olun.

Planımız Ohrid şehir içini dolaşıp daha sonra Struga’ya geçmekti. Struga gölün tam karşısında bulunan farklı bir kasaba. Muhteşem kamp alanları olduğu haberini daha gitmeden almıştık. Şansımıza tek atışla Struga’ya giden bir arabaya denk geldik. Planımızı değiştirip sabah Ohrid’e gitmeye karar verdik.

Üsküp-Ohrid yolu: 180 km. Arabayla yaklaşık 3 saat sürüyor. Biz çılgın şoförümüz sağ olsun 2 saat sonra Struga’daydık. (Lastiğini iki kere patlatacak, virajlarda hız yapacak kadar çılgın)

Ohrid-Struga yolu: 16 km. Arabayla yaklaşık 20 dk.

Struga merkezinde inip biraz dolaştık. Merkezle kamp alanları arasındaki mesafe 5 kilometre. Fakat gölün kenarından ilerleyip öyle güzel yollardan geçiyorsunuz ki; sıkılmadan yorulmadan kamp alanının önündeydik.

KAMP ALANIMIZIN ADI: CAMPING SUNRISE

Kamp alanı sahibinin ismi Fitim. Türk kolejinde okumuş, Türkçe bilen bir Arnavut. İki yıl önce kurmuş bu kamp alanını. Çok bakımlı küçücük şeker bir yer. Cafesi, interneti, tuvaleti, sıcak su bulunan duşuna kadar her şeyi mevcut. Her sabah bize kremalı kahve yaptı. Güzel hizmetlerinin ve kamp alanının ücreti çadır başı sadece 5€. Biz öyle sevdik ki iki akşam orda kalmaya karar verdik. Kesinlikle tavsiye ederim daha önce böyle güzel bir yer de kamp yapmamıştım.

Not: Kamp alanlarının en güzel yanı, sizin gibi gezen, aynı aktiviteleri yapan yeni insanlarla tanışmak. Kendinize güzel insanlar tanımak için fırsat verin. Yeni şeylere açık olmanın size katacağı cesaret ve özgüveni o zaman anlayacaksınız.

IMG_1381

IMG_1412

8 HAZİRAN OHRİD-STRUGA

Ohrid, 1979 yılında Unesco Kültür Mirasları listesine eklenen kocaman bir gölün etrafına çevrilmiş bir şehir.  Tekrar Üsküp’te yaşadığımız şeyin aynısını bu şehirde de görüyoruz. Her yer birbirine çok yakın. Kasabanın tümünü gezmek mümkün. Evliye Çelebi Ohrid için yılın her gününe bir kilise düşer demiş. 365 tane var mıdır bilinmez ama biz de çok fazla kilise ile karşılaştık. Hepsi ayrı bir güzellikte. Merkezi dolaşırken görebildiklerinize uğramanızı tavsiye ederim. Üsküp’te olduğu gibi burada da şehre özgü bir kale var. Kalenin farklı çıkışları yer alıyor; biri şehir merkezi diğeri sahile uzanıyor.

National Ohrid Museum ve National Park Galicica da görmeniz gereken yerlerden bence. Ohrid merkezinde vaktimizin çoğunu Budva’ya giden otobüs aramaya çalışarak geçirdiğimizden dolayı bu iki yeri göremeden ayrıldık maalesef.

Bilgilendirme: Eğer sizde Makedonya’dan başlayıp Karadağ’a doğru yukarı çıkacak iseniz; Tur ajans firmalarına sefer var mı diye sorun mutlaka. Bize Haziran ayında olmadığını seferlerin Temmuz’da başladığını söylediler. Arnavutluk üzerinden geçip Tiran’a da uğramaya karar verdik.

Ohrid-Elbasan: 92 km.

Ohrid-Tiran: 135 km (Arabayla üç saat.)

Tiran-Budva: 175 km ( Arabayla dört saat)

Ohrid’i dolaştıktan sonra o akşam Struga’ya geri döndük. Hem dediğim gibi kamp alanımızı çok sevdik, hem de Tiran’a gidiş yolunda Struga’dan geçmemiz gerekecekti Ohrid’de kalsak bile.

Tiran da kalmayıp merkezde gezdikten sonra Karadağ-Budva için yola çıkmaya karar verdik. Ortalama 310 km otostopla yol alacağımız için bu işi sabaha bırakmaya karar verdik.

Eğer siz de benzer rotayla Ohrid’den Karadağ ya da Arnavutluk için yola çıkacaksanız Struga’da bir gün geçirmenizi tavsiye ederim. Aynı şekilde Camping Sunrise’ı da çok seveceğinize eminim. Biz kamp alanımızın genç sahibi Fitim’e buraya tekrar çocuklarımızla birlikte geleceğiz diye söz vererek ayrıldık.

Kamp alanı iki akşam ücreti: 10€

Struga merkezden kamp alanına ulaşım taksiyle: 150 Makedon dinarı= 2,5€

*Bir sonraki yazımda Arnavutluk başkenti Tiran’ı ve Karadağ’ın incileri Budva ve Kotor’u anlatacağım.

 

Yorum yazmak için tıklayın!

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Çok Popüler!

Yukarı