Orta Doğu

Lübnan Seyahati |İzlenimler – Sosyal Hayat ve Tavsiyeler

Başlıktan anlayacağınız üzere bu yazıda bir gezi rehberi oluşturmaktan ziyade Hakir seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si gibi biraz daha derine inerek insanları, sosyal yaşantıyı, evlerin içini ele alacağım. Yazının ilk kısmı izlenimleri oluştururken ikinci kısım gezi tavsiyelerinden oluşuyor.

İzlenimler ve Sosyal Hayat

Lübnan’a Gitme Fikri Nasıl Doğdu?

WelcomeToLebanonOgulcan

Doğrusunu söylemek gerekirse “Çok isteyerek bileti aldım” dediğim bir ülke değildi Lübnan. 2 günlük bir boş vakit ve uygun bilet birleşince kendimi bir anda uçak bileti almış olarak bulmuştum. Bu yazıyı yazarken de o ilk bileti alıp, Lübnan’da 2 gün geçirip 5 ay sonra bir Lübnan seyahati yapmış biri olarak söylüyorum. Yani açıkça söyleyeyim ; Bu ülkede beni kendine çeken bir şeyler var!

Lübnan’da Eğitim ve Yabancı Dil

LebaneseFrıends

Lübnan’a ilk gittiğim zaman Byblos’ta otostop çekerken tanıştığım arkadaşlar

Lübnan’daki ilk günümde pazarda muz satan bir amcanın benimle iyi derecede İngilizce konuşması beni çok etkilemişti. Ardından minibüs şöförleri, sokakta yol sorduğum insanlar ve diğerleri derken İngilizce bilen kişi sayısı gerçekten çok fazla. Üstüne üstlük yabancı dil olarak da İngilizce’nin haricinde Fransızca’da yaygın dillerin başında geliyor. Lübnan’daki en son günümde İspanyolca konuşarak bir bakkalla anlaştım. İspanyolca’sı da gayet iyiydi. Yine yarım yamalak İtalyanca’mla sokak arasındaki bir saatçiden yol tarifi alarak kaldığım evi buldum.

 

Lübnan’da eğitime gerçekten büyük önem veriliyor. Her ne kadar temzilik eğitiminde o kadar başarılı olmasalar da (Yazının devamında değindim) yabancı dilleri, genel kültürleri gayet medeni seviyede.

 

Lübnan’da Dini Yaşam ve İnançlar

stgeorgia

Yaşayan yoğun Ermeni nüfus olduğundan müslümanlar kadar çok olmasa da Türkiye’ye oranla çok ama çok daha fazla hristiyan barındıran bir ülke diyebiliriz. Hatta başkent Beyrut’ta neredeyse her caddede bir kilise görebilirsiniz. Doğrusunu söylemek gerekirse burada yaşayan hristiyan kesim Türkler’den NEFRET ediyor. 1915 iddiaları neticesinde duvarlara “Fuck Turkey” – “Guilty Turkey” gibi yazılarak yazarak soy kırımdan bahsediyorlar. Ancak buradaki hristiyan nüfus ve müslüman nüfus birbiriyle barış içinde yaşıyor dersek doğru söylemiş oluruz. Aralarında kız alıp vererek de nüfusu iyice harmanlamaya devam etmekteler.

DSC_0304

IF

Lübnan’da Genç Olmak ve Gençlerden Cümleler

Lübnan’lı bir çok genç ile tanıştım. Gençlerin çoğuyla yaptığım sohbetler neticesinde düşünceleri hakkında bilgi edindim. Gençler arasında eğitime daha çok sevdalı olanların neredeyse hepsi hayatlarında bir kez Türkiye’ye gelmiş ve Lübnan’dan ayrılarak Türkiye ya da diğer batı ülkelerine giderek çalışmak & okumak istiyorlar. Zaten Orta Doğu ülkelerinde Türkiye’nin bir rol model olduğunu biliyordum ama bu derece bariz olması biraz şaşırttı diyebilirim.

“Lübnan’da istediğimize ulaşamayacağız” gibi cümleleri çoğu eğitim sevdalısı gençten duydum. Lübnan’da bazı işlerin yavaş gitmesi, sivil toplum kuruluşlarının az oluşu gibi bir çok sosyal nedenden ötürü gençler kendilerini burada biraz kapanda hissediyor. Ama şöyle de bir şey var, Lübnan’da aldıkları eğitim bu gençlerin ufkunu açıyor. Yani evet gençlerin burada kendilerini yeteri kadar verimli kullanamayacak olması ülke adına üzücü olsa da o gençlere bu ilhamı veren ve ufkunu açan öğretmenleri de tebrik etmek gerekir.

Lübnan’da Yaşlı Kesim

DSC_0335

Yukarıdaki fotoğrafı Lübnan’ın Tripolis şehrinde meydanda çektim. Bizde kahve kültüründe nasıl okey yaygınsa onlarda da dama başta olmak üzere tavla ve satranç yaygın. Yaşlı kesimin şahit olduğu iç savaş gerçekten hepsini bir kitap gibi anlatacak çok şeyi olan edebi eser yapmış. Mesela yukarıdaki fotoğrafta beyaz gölmlekli sağ kolunun yarısı olmayan abimiz iç savaşın neticesinde kolunu kaybetmiş. Genç kesim gibi onların da yabancı dil kabiliyeti beni çok şaşırttı. Türklere karşı da aşırı yardım sever oldukları aşikar. Meydanda sadece dama oyununu izlerken köy meydanına gelen turist gibi beni aralarına alıp sandalye verip 2 tane de Türk Kahvesi ısmarladılar.

DSC_0357

DSC_0339

Lübnan’da Elle Yemek Yeme Alışkanlığı

Bize göre garip kaçan özelliklerden biri de yemeklerin her zaman olmasa da bazen elle yenilmesidir. Yani diyelim ki bir öğünde sofrada bir kaç çeşit yemek varsa bunların bir kısmını elle bir kısmını da çatalla yiyebiliyorlar. Labne peynir gibi tam katı olmayan yemekleri de ellerine bulaştırmamak için ortadaki tabağa ekmek banıp yiyorlar. Kendi tabağıma alayım da ayrı ayrı yiyeyim diye bir şey var ama ev ortamında geçerli değil bu.

Rastladığım bir diğer konu da elle yeme alışkanlığının dışarıdaki lüks kafelerde nasıl gerçekleştiği. Yani abilerim ablalarım giyinmişler kuşanmışlar makyajlarını yapmışlar ama o köfteleri elle mi yiyecekler şimdi? Elle yemek yeme alışkanlığı biraz da kültürel alışkanlık olduğundan bundan vazgeçmeden de modern takılabiliyorlar. Nasıl mı? Çok basit, restoran ve kafelerde isteyenlere (her yerde yok) eldiven veriliyor ve bildiğimiz şeffaf ince eldivenlerle yemeklerini yiyorlar. Aslında düşündüğümüz zaman bence en mantıklı olan şey bu. Yani hem yemeği kolay yiyorlar hem de ellerini kirletmiyorlar. Gerçi mantık ve kullanım olarak uygun olsa da görünüş olarak ne kadar estetik olur bilemem.

Lübnan’da Türklere Karşı Tavır Ve Düşünceler

Ülkede Türkler sanki bir rol model gibi. Lübnan’ın şeriatla yönetilmeyen bir ülke oluşu, insanların daha ileri görüşlü olması sebebiyle Avrupa’ya açılan bir köprü gören ülkemiz Türkiye’ye büyük bir sevda var. Dolayısıyla Türkleri hem kıskanıyor hem de seviyorlar diyebiliriz. Lübnan’da “Nerelisin?” sorusundan sonra “Türk’üm!” demek herhalde en havalı ve kendini en iyi hissettiren şeydi. Kahve ısmarlayanlar mı dersin, hediye verenler mi dersin, muhabbete oturanlar, arkadaş olmak isteyenler derken insan burada sevildiğini anlıyor. İlla ki Türk’ü sevmeyen aralarından çıkacaktır ama yukarıda yazdığım gibi Beyrut’un Ermeni Mahallesi’nde dikkatli olmak lazım.

DSC_0429

Lübnan’da Gece Hayatı

Lübnan’da ciddi bir alkol tüketimi var. Hatta ve hatta Türkiye’de alkol firmalarının reklamı yasak olmasına rağmen Lübnan’da devasa billboardlarda bir firmalarının reklamlarını görebilirsiniz. Gece hayatı belki Avrupa kadar iyi olmasa da beklentinizin çok yükseğinde olacağından eminim.

DSC_0317

Lübnan’da İç Savaşın İzleri

DSC_0427

Savaşın izlerini ilk olarak binalara bakarak görebilirsiniz. “Buradan bir savaş geçti” diyeceğiniz evler oluşturuyor ülkeyi. Evlerin çoğunda, gerçekten de çoğunda iç savaşta sıkılan milyonlarca merminin delikleri var.

DSC_0230

DSC_0517

Savaşın sosyal etkisi de tabi ki de ağır olmuş. Brezilya gibi ülkelere göz eden Lübnanlılar kalıplarından çıkarak büyük işler başarmışlar. Burada kalanlarsa çok zor şartlarda hayatlarına devam etmek zorunda kalmış. Hep bir savaşın, kargaşanın hakim olduğu bu topraklar sonsuz huzura ve barışa kavuşacağına inancı olan gençlerle dolu olması da takdire şayan.

IF

Lübnan’daki Kirlilik Problemleri

O kadar yabancı dil bilen, dünyadan haberdar olan ve seyahat eden insanlarla dolu olan ülkede anlam veremediğim şekilde yerler çöple doluydu. Üstelik sadece çöp değil, ses kirliliği ve kablo kirliliği de insanı rahatsız eden kirliliklerden. Teknolojinin biraz geç uğradığı Lübnan’da kablolar her sokağı sarıyor. Dikkatli olmak ve kablolara temas etmemekte fayda var.

DSC_0299

Bir diğer konu da demin bahsettiğim gibi ses kirliliği. Her an her saniye biri bir yerlerde gereksiz yere korna çalan ülkelerden biridir Lübnan.

Çöp konusunda değinince de çöpler toplanmasına toplanıyor da toplanıp nereye atılıyor? İşin ilginç yanı zengin mahallelerde toplanan çöp bir kaç günlüğüne fakir mahallelere götürülüyor orada da çöpler dolup taşınca Beyrut şehir merkezinin güneyinde yer alan çöplüğe götürülüyor. Ana yolun üstünde kalan çöplüğün yanından iki kez geçtik ve rezalet bir kokusu vardı.

Lübnan’da İnternet

Lübnan’da internet olan bir restoran, kafe bulmak gerçekten kolay değil. Yani bulsanız bulsanız anca pahalı restoranlarda bulabilirsiniz. Bizdeki gibi her kafede internet çok zor. Ayrıca internet bulsanız bile diğer sorun da internetin çok yavaş olması. Eğer buraya geliyorsanız bu sorunu bilerek gelin.

Lübnan Kahvaltısı

Ben Lübnan’da kaldığım süre zarfı içerisinde Lübnan’lı bir ailenin evindeydim. Dolayısıyla turistik bir vakit değil, gayet yerli bir seyahatteydim. Yaptığım kahvaltılar da bana bu vesileyle Lübnanlıların günlük kahvaltıları hakkında değerli bilgiler verdi.

Lübnan Tavsiyeleri

Taksiler – Servisler ve Toplu Taşıma

Lübnan’da toplu var ancak ne kadar düzgün var? Şehir içinde dolaşan otobüslerin ne belli bir saati var ne de bavulla, çok eşyayla gezecek konforu. Ben her türlü zorluktan zevk aldığım için denedim ancak işimiz garanti olsun diyorsanız taksi ve servisleri öneririm.

DSC_0318

Taksiler ve Servisler

Aslında ikisinin de görünümü aynıdır. Servis diye adlandırılan taşıtlar bizde dolmuş taksinin belirli bir rotası olmayan versiyonudur. Yani yol üstünde başka bir müşteriyi alabilir, sonra başka da alabilir vs ama takside olursunuz ve ücreti sabit

DSC_0251

Şehirler Arası Yolculuk

Şehirler arası yolculukları da dolmuşlarla 3L yani 2 dolar karşılığı gibi fiyatlara yapabilirsiniz. Ama biraz daha lüks otobüsler olan Conexion’lara binerseniz fiatlar 4-5 dolar olur.

Beyrut Hava Alanından Şehir Merkezine Ulaşım

Lübnan’da pazarlıksız alışveriş yapmayın. Benim gibi pazarlığı da çok uzatmayın 🙂 Hava alanında indikten sonra zaten taksiciler yanınıza gelip 20-25 dolar arası fiyatlarla sizi şehir merkezine götürmek isteyecek. Ama adamlar bilmiyor ki 25 dolar benim zaten seyahat bütçemin neredeyse yarısı. Ben de çantamı alıp hava alanından yürümeye başlıyorum çıkışa doğru. Askeri bölge olduğundan hem fotoğraf çekmek hem de otostop yapmak yasak. Ancak şansını zorlayanlar olabilir onlar için de hava alanı otoparkına girip arabasıyla çıkanlardan rica edebilirsiniz. Burada otostop yaptığınız fazla belli olmaz ama askeri bölgede uzaktan parmak kaldırarak otostopun cezası mevcut. Neyse, ben de çantam sırtdımda 10-15 dk yürüyorum. Gelen taksiciler fiyatları 25e, 20’ye, sonra 15’e ve en sonunda 10 dolara indiriyor. Ancak ben 10 dolar da vermek istemiyorum. Gerekirse otostop çekerim diye düşünüp biraz daha yürüyorum ve en son yanıma bir taksi geliyor. Adama diyorum ki “En az kaça götürürsün Eşrefiye’ye?” adam da “Sen bana ne kadar verebileceğini söyle” diyor. Ben de “Dalga geçer gibi olsun istemiyorum, az bütçem var boşver” diyorum. Adam o sırada “Olsun ne kadar?” Diyor. Ben de 5 Dolar diyorum ve adam kabul ediyor. Yaklaşık 35 dakikalık yolu taksiyle 5 dolara da gitmek mümkün. Ancak tezata bak!! Adam şehir merkezinde nerede ineceksin diyor ben de Eşrefiye’deki Abd El Wahab diyorum. Abd El Wahab restoran Lübnan’ın en pahalı ve en meşhur restoranı. Bir Limonata tatmak için ve mekanı incelemek için gitmek istiyordum ama tabi adama “Ya arkadaş beni orada bekliyormuş merkezi yer diye” dedim 🙂

Bu arada merak edenler varsa da aşağıdak fotoğraflar Abd El Wahab’tan çekilmiştir.

DSC_0288

DSC_0286

DSC_0281

Lübnan’da Sokak Yemekleri

Hem ekonomik olmaları hem de kültürü daha da yakından tanımaya fırsat vermesi açısından gittiğim ülkelerde sokak yemeği yemeğe önem veririm. Lübnan’da da ciddi bir anlamda sokak yemeği kültürü var. Özellikle Beyrut’un El Hamra bölgesi sokak yemeği cenneti gibidir. Sokak yemeklerinin başında tabi ki de falafel gelir. Ülkemizde de vejetaryen dürüm olarak da görülen nohutla hazırlanan falafel güzel bir lezzettir.

Falafelin haricindeki diğer lahmacunumsu ürünleri bir çok farklı yerde yememe rağmen Türkiye’de bu lezzetleri tatmış biri olarak beğenmediğimi söyleyebilirim. Çoğunun hamuru kalın ya da eti lezzetsiz geldi.

Bir diğer sokak lezzeti de zahterli ürünler. Zahter orta doğu kültürünün önemli bir parçası olduğundan sokak yemeklerinde de önemli bir rol oynuyor.

Lübnan / Tripolis (Trablusşam) 

Lübnan’ın kuzey kesiminde yer alan ve ülkenin 2. büyük şehri olan Tripolis yani Trablus, Osmanlı topraklarında eskiden de başka bir Trablus olduğundan (Libya) Trablusşam olarak değiştirilmiş. Libya’daki Trablus’a da Trablusgarp denmiş.

İşin isim kısmından çıktıktan sonra da biraz Tripolis’ten bahsedelim. Beyrut’tan yaklaşık 2 saatlik otobüs yolculuğunun ardından 2-4 amerikan doları arasında değişen ücretlerle Tripolis’e varabilirsiniz. Kalkış saati belli olmayan ama 15 dakika civarlarında bir kalkan ufak minibüsler 3000 Lübnan Lirası yani 2 dolar talep ederken Conexion firması lüks ve büyük otobüsleriyle 5000 Lübnan Lirası yani 3.5 dolar talep edecek. Arada sadece o kadar az fark varken neden millet ufak minibüslerle gidiyor diyecek olursanız ; Büyük otobüs günde sadece 10-15 kez sefer yapıyor ve bilet alma kısmı biniş yeri derken biraz uğraştırabiliyor. Öbür minibüsler de Beyrut’ta “Daura” diye telaffuz edilen yerden mütemadiyen Trablusşam’a seferler düzenliyor.

Lübnan / Tripolis (Trablusşam) Palmiye Adaları

Suriye sınırına sadece 30 kilometre mesafede yer alan Tripolis’te sıcacık ve tertemiz suyu alan Palmiye adaları mevcut. Hatta UNESCO miras listesine de alınmışlar. Eğer Tripoli’ye gidiyorsanız mutlaka ama mutlaka bu adalara gitmelisiniz.

Adalara gitmek için sıra beklemeden hemen gideyim derseniz tekne sizin için kalkıyor ve en arkadaki en güzel adaya 45 dakikalık yolculuk için sizden 15-20 dolar talep ediyor (gidiş dönüş) Ancak ben biraz bekleyeyim de parayı bölüşeyim derseniz fiyatlar 3-4 dolara kadar inebiliyor.

 

 

 

 

Yorum yazmak için tıklayın!

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Çok Popüler!

Yukarı