Röportajlar

Kanseri Yenip Avrupa’yı Gezdi

Kanseri yenip, Avrupa’yı gezen 24 yaşındaki Ayşenur Olgar’ın hayallerine tutunuşu!

Ayşenur Olgar ile röportajımıza başlamadan önce sizlere kahramanımızı tanıtalım ve kendisinin bizleri derinden etkileyen Facebook paylaşımlarını sizlerle paylaşalım dedik.

Çukurova Üniversitesinde Diş Hekimi olmak üzereyken doktorunun Lenf Kanseri teşhisi koyması üzerine hayatı değişen 24 yaşındaki Ayşenur Kahramanmaraş’ta yaşıyor. Aldığı haberden sonra da bitmek üzere olan eğitim hayatına biraz ara vermek durumunda kalıyor.

 

Kanser Tedavisi İçin Okula Ara Veriliyor

Ayşenur kanser haberini almasının ardından bitirmesine 4 ay kalan fakülteyi dondurmak durumunda kalarak tedavisine başlıyor.

aysenur elde serum

 

 

Hayat Rutininden Asla Taviz Vermiyor

Kanserin moralini bozmasına izin vermiyor ve kanserle yaşamayı öğreniyor.

aysenur maç

Hayattan Ders Çıkarıp Sevgi Dolu Her Zaman Ayşenur Olgar

Hastalığı devam ederken şükretmeyi biliyor, çünkü seviliyor. Sevmek, sevilmek en güzel duygu değil midir?

Zorlu Süreçte Hiç De Yalnız Kalmıyor Zaten

Ailesi, arkadaşları ve tüm sevenleri hem yüz yüze hem de sanal alemde destek çıkıyor kahramanımız Ayşenur Olgar’a

dostlar

 

Ve Beklenen Haber Geliyor ! 🙂 Tüm Sevenleri Rahatlamış !

Birlik ve sevginin her şeyin üstesinden gelebileceği bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Ayşenur ve sevenleri çok mutlu..

temiz çıktık bu sınavdan

 

Dualar ve Şükür’ler Şelale 🙂

Bu güzel haber şükür ve dualarla karşılanıyor. Aile musmutlu olmasına rağmen derman bekleyen diğer hastalara da dua etmeyi ihmal etmiyorlar. İşte Editör ekibini duygulandıran da buydu..

 

Hayali Kurulan Seyahat Gerçekleşmek Üzere Uçağa Biniliyor

Güzel haberin alınmasından 20 gün sonra beklenen seyahat gerçekleşmek üzere havaalanına gidiliyor.

 

İsviçre’de Helikopter’e Binmeden olur Mu Hiç? 🙂

Hayallerinden biri daha aradan çıkıyor 🙂 Mükemmel bir deneyim…

pilot

 

Eyfel Kulesi’ne Selam Vermeden Olur Mu Hiç?

Aşağıdaki röportajda Eyfel Kulesi anısını da okuyabilirsiniz Ayşenur’un 🙂

 

Mona Lisa Bile Ayşenur’u Tebrik Ediyor ! 🙂

Dünyanın en fazla ziyaret edilen müzesi olan Louvre’daki Mona Lisa’ya ulaşmak emek istermiş. Ayşenur Mona Lisa’yı da yakalamış 🙂

monalisa

On Bin’lerin Kalbine Dokunuyor Ayşenur

Interrail Türkiye grubunda yaptığı paylaşımla on bin’den fazla kişinin beğendiği yüzlerce yorumun altıldığı bu sade fotoğrafı paylaşıyor. Grup rekoru olarak tarihe geçiyor bu fotoğraf. Tabi fotoğraf değil, Ayşenur tarihe geçiyor…

ayşenur interrail

Bir Başka Planlı Seyahat Öncesi Memlekete Geri Dönüyor

Yaklaşık 20 günlük bir Avrupa seyahatinin ardından memleket yolları gözüküyor.

 

WE CAN, I CAN – WORLD CANCER DAY

Aslında 4 Şubat tarihli fotoğrafı dönüşünden önce Avrupa’d paylaşıyor Ayşenur. Çünkü 4 Şubat önemli bir gün, Dünya Kanser Günü.. Farkındalık yaratarak WE CAN, I CAN diyerek güçlendiriyor herkesi.

 

 

wecanbebek

 

 

kanser paylaşım

Abdullah Abi Tekrar Kuaför’de Karşılıyor Ayşenur Olgar’ı

Kanser tedavisi için sıfıra vurulan saçlar tekrar yine aynı ellerde düzeliyor. Şu mutluluğa bakar mısınız?

 

 

Ayşenur Olgar İle Röportaj

  DoyasıyaGez: Seyahatle ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz çevrenden gördüğün destekten bahsedebilir misin?

  Ayşenur: Evet bu süreçte benim en büyük destekçim arkadaşlarım. Beni gece bile yalnız bırakmayıp sürekli aklımı meşgul ederek bu süreci bana çok rahatlattılar. Onlarca arkadaşım olduğunu hepsinin de kötü gün dostu olduğu bu hastalık öğretti. Keşke hepsinin tek tek ismini verebilsem ama satırlar yetmez . Ailem için diyecek zaten sözüm yok onların yaptıklarını kelimelerle anlatamam. Hamile haliyle sürekli uçağa binip yanıma gelen ablam… Okulunu bırakıp sürekli yanıma kaçan cadı kardeşim… Çoluğunu çocuğunu geride bırakıp benim yanımda kalıp bana destek olan teyzemler, amcamlar, halalarım, dayımlar vardı. İşini gücünü bırakıp bana destek olmak için kilometrelerce öteden gelen kuzenlerim vardı. Bunların dışında daha unuttuğum çok insan vardı. Kimse bana hastalıklı muamelesi yapmayıp normal davranıyordu. Ben onlar sayesinde aklıma zaten sokamamıştım kanser olduğumu.

~

  DoyasıyaGez: Bu süreçte kendini nasıl bu kadar motive edebildin? Çevrenden aldığın desteğin yanında güç kaynağın neydi?

 Ayşenur: Benim hastalıktan öncede sıkıntılarıma en büyük yardımcım gülmekti. İnsanlar beni hep gülen kız olarak tanımlar zaten. Öğrendiğim anda da gülerek tepki verdim .En büyük güç kaynağım inançtı. Yenebileceğime inanmak. Ben her zaman bulunduğum durumlarla dalga geçen bir kişiliktim. Kanser olduğumda da durum buydu dalga geçmek. Ailem bana her türlü desteği veriyordu ne istersem yapıyorlardı. Ne dersem alıyorlardı. Her kemoterapi de bir hayalimi gerçekleştiriyorlardı. Biraz şımartıldım aslında 🙂 Ayrıca başka bir motivem de doktorumdu. Bana öyle bir güven vermişti ki ilk görüştüğümüzde bana süreçten bahsettiğinde kendi kendime acılı bir süreç olacak ama ben kurtulacağım galiba dedim. Çünkü karşımdaki Adam o kadar rahat ve o kadar güvenilirdi ki… Benim süreçteki en büyük mutluluğum motivasyonum yeğenimin doğduğu gündü. Doktorumdan doğuma gitmek için izin isteğimde kesinlikle olmaz demişti biraz duygu sömürüsü biraz sağlıksal tehdit ile izni koparmıştım.uçakla seyahat etmem sakıncalıydı ama benim onu görmem lazımdı. Doğuma gittim yeğenimi kucağıma aldım kokladım ve dedimki  “Tamam Allah’ım ben tamamlandım istediğini yapabilirsin artık beni istersen alabilirsin yanına”

~

 

DoyasıyaGez: Seyahatini fotoğraflarda biraz görsek de bize tam olarak rotanı paylaşabilir misin?

Ayşenur: İlk rotam İsviçre’yi. İsviçre’de yaşayan amcamın yanına gittim . Aslında diğer ülkelere gidebilmemde de o bana cesaret verdi. Herkes benim tek çıkmamdan korkuyordu çünkü hastalık biter bitmez kaçtım yurt dışına. Amcama iyi olduğumun garantisini verip trenle Paris’e geçtim orayı doyasıya gezip tekrar İsviçre’ye döndüm. Fransa’nın İsviçre’ye yakın şehirlerini gezdim. İsviçre’yi karış karış gezdim. Paris’ten sağ salim dönünce İtalya’ya gitmek istedim ama bu sefer tek değildim . Kuzenimle Milano’ya gittik yine trenle tabi. Bana uçakla gitmemi daha rahat edeceğimi söylemişlerdi ama benim hayalim trenle seyahatti o yüzden hep trenle gezdik. Oradan tekrar İsviçre’ye döndük ve kalan yerlerini bitirdik. Daha fazla devam edecektim ama kanserden sonraki ilk kontrol zamanım geldiği için dönmek zorundaydım

~

DoyasıyaGez: Peki ya bu seyahat, önceden planlanmış mıydı? Ya da bu plan ne zaman yapıldı? Hastalığının bu seyahat kararında etkili oldu mu?

Ayşenur: Aslında okulumu bitir bitmez böyle bir seyahat hayalim vardı. Mezumiyetimden 4 ay önce hastalanınca okulumu dondurdum bu yüzden hayallerde kalmış oldu. Hastalık sürecindeyken Interrail Türkiye sayfasını takip ederken sürekli fotoğrafları gördükçe kendime söz verdim . Bu işi başarırsam kurtulursam ben de çıkacağım bu tura hatta ilk yapacağım iş bu olmalı dedim. Her kemoterapiyi alıp ağrılarım olduğu zaman kendimi motive ediyordum aileme sürekli tedavi bitsin gideceğim diyordum. Nitekim öyle oldu radyoterapi döneminde babam benim vize işlemlerimi halletmişti. Onlar da istiyordu benim çıkmamı, eski Ayşenur olmamı. Tedirginlerdi ama bana güveniyorlardı. Hastalığım sadece hayallerimi ertelememem gerektiğini gösterdi bana. Bu seyehati bir an önce gerçekleştirip kötü günleri arkamda bırakmam lazımdı. Bu yüzden okulu bitirmem için kalan 4 ayı da kemoterapi biter bitmez okula tekrar dönerek bitirdim.bu seyahate çıkarken arkamda hiçbir yarım kalmış iş kalmamıştı.

~

DoyasıyaGez: Bu seyahat senin için neyi ifade ediyordu? Özel bir anlamı oldu mu?

Ayşenur: Benim hala eski Ayşenur olduğumu, kanserin beni durduramayacağını, kanserin hayatın sonu olmadığını ifade ediyordu. Bu sayede etrafımda kanser hastası olup da dünyanın sonu olmadığını anlayan birkaç hasta daha oldu onlara bir nevi örnek olmuş oldum. Aileleri benimle irtibata geçip teşekkür etmişler onlarında yaşamak için bahaneleri olduğunu söylediler

~

DoyasıyaGez: Uğurun var mı ? Yanında taşıdığın bir şey ?

Ayşenur: Evet var:) Aslında hastalanmadan önce de hep yanımda taşıdığım bir şeyler var:) 24 yaşındayım ve biraz çocukça gelebilir . Ben çok fanatik bir buz devri hayranıyım. Buz devrinin 3 baş karakterinin küçük cep oyuncakları. Çantamdan hiçbir şekilde çıkarmadığım koleksiyonum:) Ve küçük bir Galatasaray anahtarlık ucu . Çantamda bana ağırlık yapmasına rağmen son 3 yıldır cüzdanım telefonum GS amblemi anahtarlık ucu ve oyuncaklarım 🙂

~

DoyasıyaGez: Zorlu bir dönemden çıkıp 20 günlük bir seyahate hazırlanmak da zor olmalı. Seni sevenler ne düşündü? İzin alman kolay oldu mu?

Ayşenur: İzin almam zor olmadı. Herkes bana bu konuda destek oldu. Aslında iyileşince vazgeçeceğimi zannediyorlardı sadece ağrılarımı unutmak için hayal kurduğumu düşünüyorlardı. Hastalık biter bitmez gideceğime inanmadılar. Babam ve annem sürekli desteklediler . Babam saçlarım daha çıkmadan pasaport aldırmıştı sırf bu iş sadece heves olarak kalmasın diye. Bana en büyük destek babamdan geldi. Arkadaşlarım ne zaman ağtım olsa bu hayali hatırlatıp aklımı dağıtıyorlardı.

~

DoyasıyaGez: Takip ettiğin bir gezi blog’u ya da tavsiye aldığın biri oldu mu yoksa sadece çantanı alıp çıktın mı?

Ayşenur: Takip edip daha da fazla aklıma koymamı sağlayan tek yer INTERRAIL TURKİYE oldu onun dışında tavsiye aldığım kimsede yoktu . Trenle gezerken hep çantamı alıp gideceğim rotayı çizdiğim haritam vardı.gideceğim yerlerdeki en ünlü yerleri araştırıp not alıp haritamda yeri belirleyip çıkıyordum.

~

DoyasıyaGez: Seyahatinde illaki yeni insanlarla tanışmışsındır, hikayeni anlattığında tepkiler nasıldı?

Ayşenur: Herkes hayranlıkla bakıyordu. Aslında bana göre basit bir hikaye gibi abartılamayacak gibi geliyordu ama beni dinleyenlerin tepkilerini görünce bende anladım . Bana hep savaşçı gözüyle bakıyorlardı. Kendi kendime evet galiba ben büyük bir savaşçıyım dedim. Aslında dile getirmek istemiyorlardı ama benden de dinlemek istiyorlardı ben de gayet rahat olunca her türlü süreci anlatıyordum . Gülerek anlattığım için daha da bir şaşırıyorlardı. Bazen inanmayanlar oluyordu onlara ameliyat izimi göster,yodum:) En çok da kemoterapi alıp Galatasaray maçına gitmem onları etkiliyordu. Risk alıp öyle bir ortama girmem bayağı cesurca karşılanıyordu . Kanser beni ayağıma kadar gelen Galatasaray maçını kaçırmam için engel olamazdı (umarım doktorum okumaz çünkü bunu duyunca beni haşlayabilir 🙂 )

~

DoyasıyaGez: Bize biraz helikopter turundan bahsedebilir misin?

Ayşenur: Helikopter benim en güzel anlarımdandı. Amcam götürmüştü. Aslında ailece gittik diyebilirim . Fribourg kentinde balon festivali vardı. Helikopter kiralayıp gezme şansımızda vardı. Biz helikopterle gezmeyi tercih ettik . Muhteşem bir andı. Nasıl kalktık Nasıl gezdik anlamadım bile.

~

DoyasıyaGez: Eyfel’de yağmur diyelim biz J Hikayenin devamını da senden dinleyelim…

Ayşenur: Haha evet o an. Aslında kendime özel bir andı. 5. Kemoterapiyi aldığım günün ertesi günü yine ağrılarım artmıştı. Dışarıda yağmur yağıyordu. Ben eskiden beri yağmurda ıslanmayı hep sevmişimdir. Ve son 6 aydır da bırakın ıslanmayı yağmur kokusu almam bile sakıncalıydı. O gün yine arkadaşım yanımdaydı kafamı dağıtmak istiyordu . Bana şimdi nerede olmak istersin Ayşenur demişti. Bende ” Şu anda Paris’te olup Paris sokaklarında yağmurlu bir günde Eyfel’e doğru kulağımda kulaklık yağmur altında saçlarım ıslanarak tek başıma yürümek istiyorum demiştim. Nitekim öyle de oldu. Paris’e indiğim an yağmur yağmaya başladı. Allah beni duymuştu ve mükafatın bu Ayşenur dedi sanki Yağmur bitmesin diye Eyfel’de oyalanmadan sokaklara girdim. O çok istediğim anı yaşamalıydım. Kulağıma kulaklığımı takıp beremi çıkardım ıslanarak yürümeye başladım . Sen nehrinin üstündeki köprülerden birine geldim. Yağmur hızlanmaya başladı. Herkes kaçışıyordu, birden kollarımı açıp etrafımda dönmeye başladım. Kimse umurumda değildi. Sırılsıklam ıslandım. Çantamda şemsiye vardı ama o aklıma bile gelmedi. Herkes bana bakıyordu. Yanımda bir taksi durdu bana taksiye binmemi söyledi. Ama bunu istemediğimi söyledim. On aydır bu anı bekliyordum. Hiç unutmuyorum kulaklığımdan Ed Shareen Photograph çalıyordu 🙂 gerçekten muhteşemdi . İsviçre’den çıkmadan Paris’teki hava durumunu amcam bana söylemişti ve ben sanki böyle bir an yaşanacağını biliyordum bu yüzden yanıma yedek kıyafet almıştım. Yağmur yavaşlayınca kıyafetlerimi değiştirdim hastalanmam yasaktı çünkü 🙂

~

DoyasıyaGez: Peki ya senin gideceğin yerlere gidecek olanlara birkaç tavsiye vermek ister misin?

Ayşenur: Sadece gönüllerince gezsinler,

Arkalarına bakıp keşke demeyecek şekilde gezsinler.

~

DoyasıyaGez: Başarının diğer kanser hastalarına ilham olup sıhhatlerine kavuşmaları için planların var mı? Mesela belki bir blog kurmak, ya da ufak da olsa bir kitap yayınlamak? Bizce bu çok etkili olur, ne dersin?

Ayşenur: Aslında hastalandığımı öğrendiğimden beri birkaç hastayla iletişime geçip yardım etmiştim. Ben diş hekimiyim hemde kemoterapi alan bir diş hekimi o yüzden ulaştığım hastalara özellikle ağız bakımı konusunda yardımcı olmuştum . Bu şekilde hastalara yardımcı olmak istiyordum. Araştırma yaptım onkolojiye nasıl yardımım olur diye ama pek bir şey bulamadım. Ama hastalara hem ağız bakımı hem de psikolojik olarak destek vermek istiyorum. Aslında kitap da çıkarmak istiyorum ama kanserin dramatik yönünü değilde trajikomik tarafını anlatan kısmını yazmak istiyorum bu konuda da çok fazla destek gördüm ama pek fazla yazma yeteneğim olmadığı için bir türlü yazamadım. Ben hep hayatla dalga geçip alay ettiğim için baştan beri başıma hep komik olaylar geldi. Şimdi bana süreçteki kötü günlerinden bahset deseniz bahsedemem çünkü kötü günden çok komik günlerim oldu. Her anım komediydi. Her anıma saatlerce gülüp alay ediyorduk. Bana bayağı komik anı kaldı. Her kanserli hastaya yürüyen cenaze olarak bakılmasına çok üzülüyorum. Ben Maraş’lıyım ama Maraş’ta benim gibi özellikle de genç kanser hastalarına acıyarak bakacakları için ailecek Adana’ya taşındık . Tedavimi orada oldum ve hiç yabancı bir durumla karşılaşmadım. Kafamı bağladığım için kimse bana hastaymışım gibi bakmıyordu. Kimse bana acıyarak bakmıyordu . Normal bir birey gibi gezebiliyordum. İnsanlara kanserin hep öldüren bir hastalık olmadığını kanseri yendikten sonrada gayet normal olabildiğimizi göstermek istiyorum.

~

 DoyasıyaGez: Vakit ayırdığın ve soruları içtenlikle cevapladığın için çok teşekkür ederiz ! Doyasıya Gez!

Ayşenur: Ben teşekkür ederim umarım yardımcı olmuşumdur 🙂 Yanlışlarım varsa şimdiden özür dilerim ve size kolay gelsin 🙂

TEŞEKKÜRLER AYŞENUR!

1 yorum

1 yorum

  1. Süleyman

    21 Haziran 2016 at 15:33

    Helal Olsun sana güzel kız !

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Çok Popüler!

Yukarı